{“title”: “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yolsuzluk Davasında 51. Dava Günü ve Gözaltı Süreciyle İlgili Gelişmeler”, “content”: “
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yöneltilen yolsuzluk suçlamalarına ilişkin devam eden dava, 51. duruşma günüyle hukuki sürecin kritik bir aşamasında bulunuyor. Bu kapsamda, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı olan ve yolsuzluk iddialarıyla dikkat çeken isimlerden biri olan Buğra Gökce, savunma yaparken çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gökce, kendisinin gözaltına alınma sürecinde yaşananları detaylandırdı ve bu süreçte kendisinin görüntülerinin alınması ve kötü bir algı oluşturulması amacıyla emniyete zorla defalarca girip çıkarıldığını iddia etti. Ayrıca, yaklaşık 16 aydır devam eden tutukluluğunun, varsayımlara dayalı spekülatif iddialar üzerine kurulu olduğunu belirtti.
Gökce, durumun açıklığa kavuşması adına suçlamaları ve delilleri değerlendirdi. Üçüncü bir kişiye atfedilen iddiaların zaman ve mekân açısından tutarsız olduğunu ifade eden Gökce, ayrıca iddianamedeki suçlamaların temelindeki delillerin ve raporların meslek hayatında 30 yılı aşkın bir süredir rant ve yolsuzlukla mücadele eden kendisiyle hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı. Buğra Gökce, suçlamaların dayanağı olan bilirkişi raporunun hazırlayan kişisinin, Sayıştay üyeliğine terfi ettirilmiş olmasının, iddiaların güvenilirliği noktasında şüphe uyandırdığını dile getirdi. Ayrıca, teknik ekibin, kaçak yapılar ve rant alanlarıyla mücadele ederken, asılsız iddialar ve hayali örgütler üzerinden haksız yere yargılandığını da sözlerine ekledi.
Öte yandan, davanın önemli duraklarından biri de tutukluluk incelemesi olacak. Mahkeme, 18 Haziran tarihinde tutuklanan sanıklar hakkında tekrar değerlendirme yapacak. Bu süreçte, mahkeme tarafından 42 sanığın tahliyesine karar verilirken, bazı sanıkların ise tutukluluk halinin devam etmesi uygun bulundu. Sanıklar arasında İBB’nin bazı üst kademe yetkilileri ve iş insanları yer alıyor. Mahkeme, savcıların mütalalarını dikkate alarak, bazı sanıkların tahliyesi yönünde kararlar verdi. Ayrıca, davada suçlamaların ciddi boyutlara ulaşmasıyla birlikte, iddianamede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer yöneticilere yönelik çeşitli suçlamalar yer alıyor. Bunlar arasında örgüt kurmak, rüşvet, dolandırıcılık, kamu zararına suçlar ve çeşitli mali suçlar bulunuyor.
İddianamede, 11 Kasım 2025 tarihli ve yaklaşık 3 bin 809 sayfalık belgeyle, İmamoğlu’nun suç örgütü lideri olduğu iddia edilerek, birçok suçtan sorumlu tutuluyor. İmamoğlu’nun örgüt liderliği kapsamında çeşitli suçlar işlemiş olması ve bu suçlar nedeniyle yüzlerce yıl hapisle cezalandırılması öngörülüyor. Bu suçlar arasında rüşvet, dolandırıcılık, kamu malına zarar verdirme, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi ağır suçlar bulunuyor. Belediyenin malvarlığı ve kamu kaynaklarının usulsüz kullanımıyla ilgili iddialar, dava sürecinin en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hakimler ve savcılar, adil bir yargılama sürecinin ardından net bir karar vermeyi hedefliyor ve davanın tüm detaylarıyla ortaya çıkması, hukuki sürecin şeffaflığını sağlamak amacıyla titizlikle takip ediliyor.”}
